Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba…Başımıza gelenleri duydunuz. Pişmiş tavukla yarıştık desek kafi gelir galiba 🙂 Yıkılmadık, ayakta kaldık, çabaladık. Benim yazar olarak bir emeğim geçmedi açıkçası , ama bazı insanlar var ki gerçekten ayakta alkışlıyorum kendilerini. Geceli gündüzlü çabalayıp emek verdiler. Hımm fantastik bir tabirle…Zümrüdü Anka misali küllerinden doğdular 🙂

 

 

Şimdi gelelim haberlere. Yazdığımız eski yazıları kaybettik. Bizim için üzücü oldu bu çünkü sağlam bir arşiv yapmaya çalışıyorduk.

 

 

 

Ama bizde bu noktada üstümüze düşen görevi tamamlayıp kaldığımız yerden devam edeceğiz. Şimdi okulların kapanması üzerine artık etrafımda ilgilenmem gereken öğrencilerim olmadığı için kendimi buraya adayacağım birkaç aylığına 🙂 Hep beraber güzelce çalışalım, konuşalım ve paylaşalım. Ben aktif bir şekilde buralarda olacağım. Bizlerden desteklerinizi esirgemediğiniz için teşekkür ederiz.

 

 

Bu sancılı dönemin ardından giriş yaparken bu seriyi seçmemin bir anlamı var. Hayatta yaşadığımız sıkıntıların haddi hesabı yok. Üst üste gelenler mi dersiniz, hiç beklemediğiniz gibi giden işler mi dersiniz, beklediğiniz gibi gitmeyenler mi dersiniz… Baya yıpratıcı birkaç zaman dilimine şahit olduktan sonra Slam Dunk‘a sığındım diyebilirim. hani böyle bir şey izlersiniz, okursunuz, görürsünüz, dinlersiniz vs. Sonra her şey daha kolay gelmeye başlar. daha anlamlı ve aşılabilir. Slam Dunk 2 boyutta kalmış bir dost gibi diyebilirim sizlere.

 

 

 

Bu hayatta başınıza ne gelirse gelsin ayakta durun ve amacınıza ilerleyin. Bu amaç sizin amacınız. Ne kadar aptalca olursa olsun. İlla dünyaları kurtarmaya gerek yok. işte Slam Dunk bu düşüncenin bende oluşmasındaki en büyük etken. Basit gaza gelişlerden bahsetmiyorum size. Bir dakika önce dünyayı asarım keserim ben böyle güçlüyüm dediğiniz ama bir dakika sonra süt dökmüş kedi olduğun zamanlardan bahsetmiyorum. Gerçekten kendinize inanmanızı sağlayacak bir bakış açısını görebilmenizi sağlıyor.

Türkçesi : Hepimiz Sakuragi‘yiz. “Watashi wa tensaidesu to watashitachiha tensaidesu 🙂 ”

私は天才です (Tam duvara yazdırmalık … 🙂 )

 

 

 

Şimdi Slam Dunk’tan bahsedelim:

 

 

 

Slam Dunk kelime anlamıyla smaç yapmak anlamına geliyor. Evet evet basketteki smaç basmak. Japonya gibi genel olarak daha minimal insanların yaşadığı bir ülke olarak basketbola karşı olan ön yargının kırılmasını hedeflemiş sayın mangaka Takehiko Inoue sensei. Bunun içinde gerçekten çok güzel bir eser koymuş ortaya. Tekrar tekrar izlenebilecek, her defasında farklı samimi hisler yaşatacak bir seri.

 

 

 

 

 

 

 

Mangasından özelikle bahsetmek istiyorum ki mükemmel çizimleri mevcut. Basketbol maçı izleyenler bilirler hızlı bir oyun olduğu için izlerken bile takip etmesi zordur.

Ama manga öyle bir şekilde verilmiş ki bütün oyunları sanki yavaşlatılmış bir şekilde izlemişcesine büyüleniyor

insan. gerçekten şaşırtıcı bir yetenek. Fazlasıyla akıcı ve komik sahneler barındırıyor bünyesinde. Gecede bana 300 bölüm okutmuştur yani.

 

 

 

 

 

 

Animesi ise yapılma dönemine oranla iyi diyebileceğim bir kıvamda. Lakin hiçbir şekilde mangasına yetişemez.

Animenin olaylar dışına çıkması ve yarıda kesilmesi beni şaşırttı.
Büyük ihtimalle 2. sezon gelecekti ama gelememiş. Berserk gibi 10 yıl sonra 2. sezon gelir mi dersiniz? Gündeme gelmesini sağlasak acaba bir baskı oluşturabilir miyiz? 🙂 Millet savaşsak mı? 🙂

 

 

 

 

 

Bunun dışında şuna da değinmek istiyorum. Manganın karakterleri öyle seçilmiş ki hem insanların kendilerini bulabilecekleri hem yabancı görüp tanımak anlamak isteyecekleri ve de size bir şeyler öğretmek için çabalıyor gibi. Diyorum ya bir dost gibi bir eser 🙂

 

 

 

 

 

Konu ve içerikten daha bahsetmedim.

 

Konusu bir lisedeki basket kulübü ve Sakuragi’nin oraya zorla katılması, sonra kendini yavaş yavaş keşfedip kulübü alt üst etmesi üzerine bir yapım, tabi sizin kendinize olan yargılarınızıda 🙂 Oldukça eğlenceli.

 


Şunu gördüm ki siz yeter ki bir şey anlatmak isteyin , bir yol bulunuyor.

 

Aynı senseinin başka bir mangası daha var basketle ilgili. Buzzer Beater ismi.  (Yukarıdaki çizimi görünce insanın hemen okuyası geliyor değil mi? Bu arada farkındayım çook fazla görsel kullandım ama bu elenmiş hali …)

Dünya ve uzay arasındaki basket ligi konulu. Kulağa tuhaf geldiğini biliyorum. Bende okumadım daha okuyacağım ama.

 

 

Birde dövüş tarihi mangası var ki oda efsane: Vagabond... Onuda tanıtacağım bir ara.
Uzuun zamandır yazmayınca ve konu Slam Dunk olunca sanırım biraz uzattım kusura bakmayın:) Hatamız olduysa affola, sevgiler, saygılar efenim … 🙂

 

 

Yazar hakkında

Ozdenurrr