Selam millet. Ufak çaplı iş ev düzen yerleşiminden sonra buradayım. Niyetimde hafta bir-iki içerik paylaşmak var ama sonuç ne olur beraber şahit olacağız. Bu kaybolduğum süreçte birbirinden farklı insanlarla tanıştım. Yeni iş arkadaşları, ev arkadaşları, veliler, öğrenciler… Bir anda çevremde tanımam gereken bir sürü insan oldu. Tanı, tanıt, mesafeyi belirle, kiminle yakın olabileceğini anla, kimden uzak durman gerektiğini çözmeye çalış bir sürü karmaşanın içinde güvenli ve sakin bir çevre oluştur. Bunları yaparken iki insanla tanıştım ki gerçekten bana psikoloji okutmam gerektiğini hissettirdiler. Sizlerinde bildiği üzere insanlar tuhaf. Bunu açıkça yazabilirim ki gerçekten farklılar.Ama ortak o kadar içgüdüye sahipler ki şaşırtıcı benzerliklere sahipler. Mesela bir insan tanıdım ki hayat hikayesini her tanıştığı insana daha farklı anlatıyor. Bir roman gibi geldi bana. (Şizofren değil -umuyorum-) Bir insan kaç farklı hayat yaşıyabilir ki? Ya da üç beş dönüm noktasından daha çok dönüm noktası yaşabilir mi? İnsanların bencillikleri ne kadar ortak noktada birleşiyor tahmin bile edemezsiniz. Yapılan hatalar öğreticiyken aynı hatayı defalarca yapmak neden insanların farkındalık sahibi olmasını sağlamıyor mesela? Psikoloji ile genelde ilgiliyim ama şu aralar daha fazla ihtiyaç duydum bilgiye. Anlamlardırmaya. Bu süreçte güzel mangalar okudum. Ama Dr. Frost aralarındaki en dikkat çekici olanlardan biriydi.Helede psikolojik çıkarımlar yapmaya çabalarken.

Hause M.T izleyenler için alternatif oluşturacak bir yapım olmuş. Ama psikolojik açıdan yani. Biraz sherlock, biraz psikolojik sentez bakımından hannibal( kuzuların sessizliğindeki 🙂 ). Açıkçası bu kadar beğeni toplamış ve popülerliği artmış yapımlarla ortak yan sergileyince biraz korkmadım değil ama okudukça kendine çekti seri. Bu arada seçilen vaka örnekleri olsun, vakalardaki psikolojik tanı ve tanıların oluşma sürecinde verilen akademik bilgiler ( gözünüz kokmasın dip notlarla dolu bir manga değil) yerinde seçim olmuş bence.

 

 

 

 

GELELİM DR. FROST’A

Kendisi oldukça soğuk bir dahi. Kendi rahatsızlığı çözmeye uğraşırken meslek olarak kendine psikologluğu seçmiş ve hem kendini hemde dünyayı anlamlandırmaya çalışıyor. Bu süreçte de gerçekten karşımıza çıkması oldukça yüksek vakaları inceliyor. Ön sezi ve ön yargı kavramlarını farkını da öğretiyor tabi ki. Okurken gerçekten kendime bazı soruların cevaplarını vermek zorunda kaldım ve bunun sonucunda kendimi biraz daha hayata hazır hissediyorum. Ha bu demek değil ki erdim, ya da aydınlandım 🙂

Şunu söyleyebilirim ki sizler kendinizi tanımazsanız başkaları sizi tanıyamaz. Çünkü onlara tanıtacak bir şeyiniz olmaz. Anca yeteneğinize göre oluşturduğunuz maskeleriniz olur.

Sizler kendinizi gerçekten anlamasanız kimse sizi anlayamaz. Ve sizde kimseyi anlayamazsınız. En yakın olduğunuz kişiyi yani kendinizi bile anlamıyorsanız sesinden başka bir şey duymadığınız insanların aynası olmaktan öteye geçemezsiniz. Sadece karmaşanın içinde dahada karışık kelimelerle nefesler alırsınız.

Sizler kendinizi gerçekten sevmezseniz( egoistlik ya da narsistlikten bahsetmiyorum.) başkaları da sizi gerçekten sevemez. Onlara sizi neden sevmeleri gerektiğini anlatamazsınız. Ve ufak oyuncularla yaşamaya devam edersiniz.

Türkçesi bir rehbere ihtiyacınız varsa ki hepimizin var.. Dr. Frost bence ideal adaylardan biri. Deneyin derim 🙂 Görüşmek üzere…

NOT: Rezil bir kore dizisi versiyonu var. İzlemeyin.

Yazar hakkında

Ozdenurrr